Hayat bir zincirin halkalarını anımsatan arayışlarla doludur. Her arayışın neticesinde bulunan, bir sonraki arayışa yol gösterir. Peşi sıra devam eden arayışlar birbirine eklenerek bir zincir oluşturur. İradesi insanı uzayıp giden zincirin ilk halkasına bağlar. Peki ya zincirin sonu nerededir? Bu sorunun cevabı çok kolay değildir. Ne kadar çok arayış o kadar çok halkanın zincire eklenmesi demektir. İllaki insan merak edecek araştıracak aklındaki sorulara cevaplar bulup yeni şeyler öğrenecek. Fakat bunu belirli bir çizgide ilerleyecek şekilde yapmalıdır. Başlangıcı bağlayıcı prensiplerden hareket etmeyen arayışın sonunun nereye varacağını da tespit etmek güçtür. Arayan insan ne bulacağını bilemese de neyi nerede aradığı nasıl bulacağı hakkında fikir verir. Bilgiye ulaşmanın yolları bugün ilim öğrenmek için sefere çıkmaktan ya da kütüphalerden geçmiyor. Artık akla takılan soruların cevaplarının ilk muhatabı internet. Dolaylı olarak da büyük bir deniz gibi olan internette kılavuzluk görevini arama motorları yapıyor. Dini salih âlimlerden ve onların yazdıkları sahih kitaplardan öğrenmek unutulmak üzere. Artık google sorulan soruların tek muhatabı konumunda. Bir arama motorunu mürşid kabul etmek de kimseye garip gelmiyor. Bu gidişatın sonu ne olacak kestirmek hiç de zor değil. Kim olduğu, ne görüşte olduğu, İslâm’ı nasıl anladığı bilinmeyen herkes bir web sitesi yapıyor. Ortalık ‘Bence, benim görüşüme göre, bana kalırsa’ diye başlayan ehl-i sünnet çizgisinden fersah fersah uzak fikirlerle ,İslâmi sitelerle dolu.
Her arayışın bir bulmakla sonuçlanacağı muhakkak. İnterneti ne kadar çok kullansak da âlim ve kitap, öğrenmenin vazgeçilmezi olmalıdır. Gün geçmiyor ki ortaya imana yönelik bir tehlike daha çıkmasın. İnterneti bizim için tehlike olmaktan uzaklaştırmalıyız. Bunun tek yolu doğru siteleri tercih etmek. Tercih edilecek doğru sitelerin sayısını arttırmaktır. Yoksa yine doğru bir aracı yanlış bir amaç için kullanmış olacağız. Sanal âlemde öğrenilen sanal bir inancın tabileri ortalığı kaplayacak. Söz söylemenin serbestlik ölçüsünü sadece internet suçları kapsamında anlayanlar, Allah’ın hudutlarını çiğnemekle kalmayacak beraberinde uçuruma yuvarladıklarının sayısınıda arttıracaklardır. Nerede karşımıza çıkarsa çıksın batıl batıldır. İnternet sanal bir ortamdır ama hesap günü gerçektir. Sakınalım, tuzaklara kanmayalım, her karşımıza çıkan yoldan gitmeyelim. Bir virüs programı gibi sürekli tetikte olup bakacağımız sitenin güvenli olup olmadığını kontrol edelim. Elbette bu kontrolü de Kuran ve Hadis çizgisinde yapalım.
İbrahim Zeren
31 Ekim 2008