Nasreddin Hoca, bizim kültürümüzün gözde simalarındandır. Hem güldürüp hem öğreten nükteleriyle halkın sevgisini kazanan hoca örneğidir. Ne hikmetse her yılbaşı öncesi Hıristiyan inancındaki Noel Baba’ya alternatif olarak öne sürülür. Vitrinleri, gazeteleri ve televizyon reklamlarını dolduran Noel Baba’ya karşılık; Bizde de Nasreddin Hoca var diyenler çıkar.  Biz çocuklarımıza Nasreddin Hoca’yı anlatamadık  diye pişman olanların sesleri duyular. Bu konu her açıldığında gözümün önüne bir boks ringinde karşı köşelerde bekleyen Nasreddin Hoca ve Noel Baba hayali gelir. Noel Baba’nın şöhretinden rahatsız olanlar   Bizim hoca sizin papazı döver diye meydan okuyor gibiler. Böyle bir kıyastan amaç nedir? Hoca bu maçı kazanırsa mükâfatı ne olacaktır? Onu hiç tahmin edemiyorum. Aklıma gelen; Eziklik psikolojisiyle her konuda garip çıkışlar arayanların yine bir hezeyanı demek oluyor.
Nasreddin Hoca nüktedan, sevilen, saygı gören bir Müslüman Âlimdir. Ayakları yere basar, basmadığı zamanda eşeğiyle gezer. Halka vaaz eder onları irşad eder. Onu farklı kılan düşündürmeye sevk etmek için güldürmesidir. Şimdi bende o hezeyanları yaşayanlar gibi anlaşılmak istemem ama birde Noel Baba’ya bakarsak o kimdir. Geyiklerin çektiği kızakla göklerde gezer. Sponsoru belli olmayan hediyeleri baca deliklerinden evlere atar. Bir tarafta eğer birisine bir yardım yapacaksa muhtemelen ona emanet edilen sadaka ya da zekat parasını dağıtan Nasreddin Hoca diğer tarafta para kaynağı belli olmayan hediyelerin masal kahramanı dağıtıcısı. Problem sadece Nasreddin Hoca’yı anlatamamak mıdır acaba? Yoksa anlatamadıklarımızın uzun listesinde Hoca sadece bir madde midir? Hoca o listede ilk madde değil son maddedir. Listenin başında Hoca’ya gelene kadar daha çok şey var. Biz Müslümansız bizde makbul kelime Hohoho değil Allahu Ekber’dir. Bizde öyle garip ses çıkartanlara; Sus otur aşağı gelmeyim yanına denir.
Bizim öncelikle dinimizi anlatamama problemimiz var. Zaten anlaşılmayan bir şey nasıl anlatılır ki? Hele yaşanmayan bir şeyi anlatmak ne kadar inandırıcı olur ki? Karmakarışık olmuş bir yaşamdan, kavramlarda, inançlarda, geleneklerde nasibini almışsa karışıklıktan ayıkla ayıklayabilirsen sana ait olanları. Başka dünyaya ait programları televizyondan izleyen, sokakta başka dünyaların atmosferini içine çeken çocuktan çok şey beklemiyor muyuz? Hangi çocuk için babası televizyondaki kahramandan daha önemli? Hangi çocuk bir dizinin başrol oyuncusunu değil de babasını taklit ediyor?. Önce bu çıkmazdan kurtulmak gerekir. Yoksa çocuğun küçük dünyasında Nasreddin Hoca yaşlı bir amca Noel Baba da bir o kadar şirin bir ihtiyar olmaktan öte gidemez. Nasreddin Hoca parasını vermeyene düdük almazken Noel Baba bedava hediye dağıtarak çocukların kalbini kazanır. Yüz dolara dini değiştiren gençler hak etmediği düdüğü alamayanlar değildir elbet. Bedava olsun çalışmadan kazanayım da nerden gelirse gelsin diyenlerdir. Dinimizi doğru yaşamazsak, anlatmazsak çocuklarımızı en baştan düzgün yetiştirmezsek suç bizimdir. Sonra bir gün elbet o çocuk Noel Baba’yı eşeğe ters bindirir. Biz de halâ göle maya çalar tutsun diye bekleriz.
İbrahim Zeren
01 Ocak 2009