Işığım olmuşsun karanlık gecelerimi aydınlatan
Güneşim olmuşsun puslu gecelerin sonunda doğan
İçimi ısıtan sıcaklık olmuşsun
Hülyalarıma renk katan gökkuşağı
Rehbersin dünyadan ötelere yol açan
Aşksın içimde gönlüme dolup taşan
Yalnızların yoldaşısın, öksüzlerin kardeşi
Yol bilmeyenlere rehbersin, mazlumlara eman
Çaresizdik beklediğimiz seninle oldu tamam
Bahçıvansın çöllerde güller yetiştiren
Her bir köşeye onları eriştiren
Kurak bostanlara tohumlar serpiştiren
İnsanların sevgisi, aşkı farklı farklı
Bir bilseler seni sevenler ne de haklı
Aşkındır abidlerin gönlünde yatan
Mahvolur gider, sevgini bir köşeye atan
Kalpler virandı sen gelince oldu saray
Yarışamaz nurunla ne Güneş ne de Ay
Zulmeti kaldırdın adaleti getirdin
Sevgiyi başlattın nefreti bitirdin
Bilmezdi insanlık, insanlığını bildirdin
Dostu düşmanı bir araya getirdin
Yetmezdi insanlara koca dünya, yetirdin
Paylaşmayı, anlaşmayı bize sen getirdin
Sensin çıkmazlarda yol gösterenim
Bunca ar bunca kirden sonra, ruhumu temizleyenim
Karanlıklarda ışığım, kurakta suyum
Sensin zayıfları kuşatan eman
Sahralarda güller yetiştiren bahçıvan
Sensin çaresizlerin tek tesellisi
Günahkârların umudu
Sensin el açmış yalvaranların beklediği müjde
Sensin âlemlere rahmet, yaratılışa vesile
Sensin umudum, recam, derdinden derdimi unuttuğum
Sensin her şeyim, rasulüm, müjdecim, davetçim
Sensin bir gün, bir gün diye kavuşmayı beklediğim
Ve son nefese kadar bekleyeceğim

-ibrahim zeren-