Bir emanet duruyorum hayatta
içime çekmeden kokluyorum gülleri
Bastırıyor kalbimde duyduğum ses kulağımdakini
Sarıl sana uzanan ipe, bul yolunu
Unutma! Kulağına fısıldayanın kim olduğunu

Usumda asırlık yengi asırlık dert
Avuçlarımda yapışmış çıkmayan yeis
Sezar’ın hakkı Sezar’a yetimin hakkı kime?
Suçu günahı üç beş pezevengin
Elbet sonu gelir bu zilletin
Biter sultası, diktası bir avuç itin
Yetin yiğitlerim yetinde büyüyün
Vurula düşe başınız dik yürüyün
Tutun şu kan saçan iti saçlarından
Tutun da yerlerde sürüyün

Bir emanet duruyorum hayatta
içime çekmeden kokluyorum gülleri
İçimi kaplayan hep aynı ses
Sarıl sana uzanan ipe, bul yolunu
Unutma kaybolmuşluğun sonunu

Minaremi yıkanın kalemini kırsam diyorum
Boşuna bu uğraş boşuna biliyorum
Sözleri mermi kinleri nefret olsa
Biride binide bir olsa
İçimdeki çocuğu öldüremezler
Asıktır benim yüzüm güldüremezler
Yanar bedenim yanar, ruhumu ateş sarar
deryayı boca etseler söndüremezler

Bir emanet duruyorum hayatta
içime çekmeden kokluyorum gülleri
Gönlümü sarsan ses unutturmuyor dünleri
Sarıl sana uzanan ipe, bul yolunu
Sıkı tut düşme, düşün kuyunun sonunu

Hiçbir kırbacın sesi geçmeme sebep değil çemberden
Ateşten korktuğumdan korkmadığımdan değil
Seçersem ben seçerim, geçersem ben geçerim
Aslanlık iddiam yok naçarda değilim
Gözyaşlarım duygu sömürüsü değil
Sömürülmüş duygularımın eseri
Seçersem ben seçerim, geçersem ben geçerim
Zıplayıp zıplayıp düşmüş değilim
Çelme takılıp düşürülmüşüm
Çekirge değilim zıplamıyorum ufak da değilim

-ibrahim zeren-