Hıristiyanlar karşısında ilimde teknolojide ezik olmak, geri kalmış sayılmak toplumların problemidir. Bu bir din problemi değildir, olmasına sebep olacak hiçbir delilde yoktur. Toplumlar arasındaki gelişmişlik farkını din farkıymış gibi görmek Müslümanca bir bakış açısından imkânsızdır. Çünkü bu imanla bağdaşmaz küfri bir bakış açısıdır. Kendi tembelliğinin, gayretsizliğinin suçunu İslâm’a atan adam hiçbir şekilde başarısını İslâm’la paylaşmayacaktır. İşte bu onun zaten İslâm’la bir alâkası olmadığının göstergesidir. Dün İslâm’ı benimseyenler ilimde ve refah düzeyinde ileriyken bugün İslâm’ı benimseyenler -ki bu benimsemenin ne kadar olduğu neleri kapsadığı hep tartışma sebebi olmuştur- teknolojiden yoksun ve boş bir hazineye sahiplerse bu problem onların kendi problemleridir. İslâm’ın böyle bir problemi yoktur, İslâm tarihi boyunca olmamıştır.
İslâm tarihini İslâm’ın geldiği günden bu güne kadar geçen zaman olarak algılamak yanlıştır. Böyle bir tarihlendirme ortak bir insanlık tarihi olacaktır. İslâm tarihi arada kesintiler, kopmalar göstererek hesaplanmalıdır. Kesinti ve kopmaların olduğu tarihler elbette İslâm’ın olmadığı, Müslümanların olmadığı tarihler değildir. Eksik tarihler İslâmi bir yönetimle yönetilen toplulukların eksik tarihidir, İslâm devleti kavramının eksik tarihidir. Kitap aynı kitap, hitap aynı hitaptır. Okuyan ve yorumlayanlar farklı zamanlarda farklı insanlardır. Demek ki birileri kitabı yanlış okuyor ve yanlış anlıyor. Bazen de ortaya İslâm adına yanlış yorumlar koyuyorlar. Belki de hiç okumuyor sarıp sarmalayıp ahirete saklıyorlar. Mademki kuran Dünyadakilere ve Dünyada gelmiştir öyleyse Dünyada okunmalıdır. İnsanın yaşayarak bitireceği hayat, giderek bitireceği bir yola benzemektedir. Bu yolda da bir haritaya ihtiyacı olacaktır işte, o harita Kuran’dır. O harita yolda lazım olacaktır haritayı yolda yanına almak yerine geride bırakıp yolun sonunda haritaya bakmayı düşünenler bilmeliler ki oradan öte yol yok.
ibrahim zeren
07 Ocak 2010