Tam 24 yıl önce doğmuşum bir yaz gecesi  ufak bir mırıltı ‘’ıngaa’’ olmuş ömrümün ilk hecesi ondan sonra gelmiş dertlerin gerisi.
Doğduğum günü hatırlamıyorum fakat hatırladığım çocukluktan geriye kalan, sadece birkaç yaramazlık ile birkaç küçük yalan.
Hepsi ondan sonra oldu, hepsi yalan dolan ve genç oldum işte oldu olan.
Bir ben vardı sanki benden ayrı duran, bir ağaç olmuştum yıllarca yeşerdikten sonra solan, koskoca ormanda bir fidan.
Yıllarca yalnızlıktan kurtulmanın yolunu aradım durdum, onu kalbine ulaşan yolda buldum.
Tek çarem vardı yalnızlığıma son vermek için düşündüm, taşındım, uğraştım durdum en sonunda kalbine giden yolu buldum ve tam ortasında durdum.
Sevmeyi, sevdalanmayı, aşk ile yanmayı senin kalbinde buldum.
Bunca yıl yollarını gözledim, hiç yaşamadığım ylları özledim, aşkın bir ateş oldu içimde yıllarca söndürmedim közledim.
Yalnızlık önümde çelikten bir duvar, haykırsam isyanımı sen duymazsan kim duyar?
Yıllarca yalnızlık ormanında dolaştım durdum, yıllar sonra bak döndüm geldim sana.
Ne duruyorsun? Beni kollarına alsana. Haydi beni aşkın ile sarsana.
-ibrahim zeren-