Ümmet olmak birlik olmak demektir. Birlik olmak, sadece beraber yaşamak demek değildir. Sevinci kederi beraber idrak etmek demektir. Allah’tan gelen hediyelere beraber muhatap olmak demektir. Allah’tan gelen cezalara da beraber muhatap olmak demektir. İyi şeylerin ferdi yapılması mükâfatın paylaşılmasına mani değildir. Bir ailede o ailenin hangi bireyi bir şey kazansa eve getirir bütün ev halkı onu bölüşür. Bir kutu tatlı alan baba, anne ya da evlat tatlıyı akşam eve getirdiğinde beraber yemek yenen sofraya bırakır. Ancak hasta bir ruh tatlıyı alıp bir köşeye çekilir. Kimseye göstermeden kapalı kapılar ardında tek başına yer. Bu yaptığından sebep aile bireyleri tarafından dışlanır. Ümmet olmak da böyle bir şeydir. Ne kazanılırsa beraber yenir. Eğer çalışıp kazanmayan olursa diğer çalışanlar onu ikaz ederler. Kazanılan her kuruşun aile bütçesine katkısı olur. Daha rahat yaşamak için her ferdin katkısına ihtiyaç vardır. Birde bunun tersi olursa birileri yaparken birileri yıkarsa. Kâr için çalışanlar zarar için çalışana mani olmazlarsa o bir kişinin küçük olan zararı büyür. Büyüyen zarar bütün aileyi etkiler. Kendileri kâr etse de o bir kişinin verdiği zararlarını bertaraf etmek için gereken cefayı hep birlikte çekerler.
Bu anlattıklarım elbette insanlar için gereklidir. İnsan olmayan için böyle bir problem yoktur. Bir sürünün içinde sürekli sürüden kaçıp giden bir koyun varsa et lazım olduğunda ilk kesilecek olanda odur. Bir koyun sürekli problem oluyor diye bütün sürüyü kesmezler. Kasap o koyunu keser sonrada bacağından asıp yüzer. Sürünün geri kalanı da otlamaya devam eder. Onun başına gelenden ne üzüntü duyarlar ne de zarar görürler. Peygamberimiz – aleyhissâlatu vesselam- efendimiz ‘’Kötülük men edilmezse, azap o milletin hepsine birden iner‘’ buyuruyor. Evde bir kişinin aldığı tatlıyı beraber yiyenler, o ev depremde çökerse aynı göçük altında kalırlar. İş koyunun asılmasıysa evet her koyunu kendi bacağından asarlar. Fakat insan söz konusu olunca hiç de öyle olmaz. Müsrif bir ferdin sebebiyle bir eve haciz gelince herkesin ortak kullandığı eşyaları götürürler. Bize düşen haciz gelmeden müsrifleri uyarmak, çalışmayanları çalışmaya teşvik etmek. Gazaba uğramadan merhamet bulmanın yollarını aramak, işe en yakınlarımızdan başlamak. Önce ev halkımız sonra diğerleri sonra diğerleri.
İbrahim Zeren
14 Temmuz 2008