Sivil toplum kuruluşları, vakıflar, dernekler İslâmi konularda muhtelif konularda konuşmalar tertip ediyorlar. Hatta bazı konular için haftalar tayin ediliyor. Günlerce konu üzerinde duruluyor, etkinlikler düzenleniyor. Dışarıdan baktığımızda hepimizi memnun edecek bir hareketlilik var gibi ama işin içine girip incelediğimizde bir gariplik olduğu aşikâr. Artık vaaz vermek, sohbet etmek kavramları kullanılmıyor. Hatta ders tabiri bile terk edildi. Onların yerine konferans deniliyor. Üstelik o konferanslar camide değil kadın erkek bir arada salonlarda yapılıyor. Konferans saatine bakıyorsun bir namaz vaktini tam olarak dolduruyor. Konuşmacı kürsüye çıkıyor ezan okunuyor söyleyeceğini söyleyip indiğinde yine ezan okunuyor. O arada namaz ne oldu? Diyecek olsak sanırım vakit uygun olmadı, salonda namaz kılmak için uygun yer yoktu gibi saçma mazeretler öne sürecekler.
Peygamberi anlamak, Peygamberi sevmek, Peygamberin kadınlara davranışı, Peygamberin çocuk sevgisi. Başlıkların hepsi birbirine benziyor. Hepsi birbirinden güzel, hepsi kulağa hoş geliyor. Bir ya da birkaç konuşmacı saatlerce anlatıyor yüzlerce kişi toplanıp dinliyorlar. Bu nasıl bir Peygamber tasavvuru anlamak imkânsız. Anlatanı namaz kılmaz, dinleyeni namaz kılmaz ama bahsedilen Peygamber -sallâllâhû aleyhi ve sellem- gözümün nuru namaz der. Gerçek bir hayat yaşamış kul ve insan peygamberi hayal kahramanı bir melek gibi anlatan şaklabanlar. Haramlara helallere karşı olabildiğince ciddi peygamberi hümanist bir keşiş gibi gösteren terbiyesizler. Sadece dinden taviz vermeye kızan, kızdığında sinirden alnındaki damar şişen gözleri kızaran peygamberi etrafına gülücükler dağıtan tonton dede olarak tasvir eden soytarılar. O şaklabanları, terbiyesizleri, soytarıları dinleyip din öğrenme gayretinde bir avuç iyi niyetli cahil.
Böyle bir konferansın ilanını gördüm sonraları internetten video kayıtlarına bakayım dedim. Demez olaydım. Orada ne oldu? Ne anlatıldı? En ufak bir fikrim yok. İzlediğim birkaç dakikalık görüntü bana fazlasıyla yetti de arttı bile. Konferansın konuşmacısı başında örtü olmayan hatta vücudunun geri kalanı da pek örtülü sayılmayan bir hanımdı. Sunucu konuşmacı hanımı övgü dolu bir takdimden sonra sahneye davet etti. Ardından konferansı tertip eden gurubun başı olan zatı da plaket vermek için sahneye çağırdı. İşte o anda gördüklerim beni şok etti. Tesettürsüzlüğünden rahatsız olmadan Peygamber sevgisi anlatan konuşmacı zaten beni sarsmıştı üzerine bir de sahneye çağrılan muhterem beyefendinin o hanım ile el sıkıştığını görünce orada geçirdiğim sarsıntının boyutu deprem etkisine yükseldi. Samimi bir tokalaşma ardından plaket takdimi ve Peygamber sevgisi konulu sohbet affedersiniz konferans başladı. Çoğunluğu kadın azınlığı erkek din kardeşliği ile mahremiyetin ölçülerini anlamadan oturan kalabalık. Ne diyeyim? Allah ıslah etsin diyorum.
Bu işin böyle olacağı zaten en başından belliydi. Nereye gideceği de belli. İpin ucu çoktan kaçmış ve hızla kaçmaya devam ediyor. Şimdi birilerinin o ipin ucunu acilen yakalaması gerekiyor. Yoksa sonuç hüsran olacak.
İbrahim zeren
24 Aralık 2014