Karışık duygular, karışık dünya.
Kirletilmiş duygular, kirlenmiş mekân.
Masum çocuk, mütebessim çehre.
Şirin surat, çatık kaş.
Şekerini alana somurtmuş oturuyor.
Alanı görmüş sana küsmüş.

Taş taş üstünde duvar.
Duvar mekân, mekân Kâbe.
Cennet mekân, zindan mekân.
Zindan duvar, zindan taş.
Putperest taşa secdede.
Taşın aklı Kâbe’ de.

Elde atılanda taş başı yaranda.
Filistinlinin elinde umut önünde duvar.
Ateşi söndürende su insanı boğanda.
Paganda kul Müslüman’da.

Bu şiir değil hayat karışık.
Kaldır başını etrafına bak.
Vakit gündüz ortalık karanlık.
Yeter be yeter uyan artık!
Neden bu gündüz vakti karanlık?
Bir kibrit alevi ne kadar sürer? Kime yeter?
Şimşek ol çak uyandır uyuyanları.
Yıldırım ol düş otlara ve yak onları ortalık ışısın.
Vakit aydınlık vaktidir.
Sende mi inandın? Hazreti Süleyman’ın ayakta durduğuna.
Bu gün asaya dokunma günü.
Bu gün düşme ve uyanma günü.
Kurtun vazifesi bastonu kemirmek.
Senin ki düşmeden nebi, uyanmak.

-ibrahim zeren-