İş lafa gelince hepimiz gayba iman ettiğimizi söylüyoruz. Bunun aksini söylemeye hiçbir Müslüman cesaret edemez. Her Müslüman böyle bir söz söylerse işin nereye varacağını bilecek kadar akaid bilgisine sahiptir. Müslüman’ım demek için gayba iman ediyorum demenin zorunluluğunu her mümin bilir. Görmediğimize, bize gaib olana farklı boyutta cereyan eden hadiselere inandığımızı söylüyoruz. Gözümüzün görmediği aklımızın almadığı çalışmalara inandığımızı iddia ediyoruz. Yani meleklere onların Allah Teâlâ’nın izni ile bizi bilgilendiren faaliyetler içinde olduklarına hepimiz inanıyoruz. Mademki gaybi bir faaliyete inanıyoruz neden o faaliyete destek için çalışmıyoruz? Çorbada tuzumuz olsun diye, ne yapıyoruz? Bu konu şimdi nereden icap etti? Diye akla gelebilir. Elbette bu akıldan çıkmaması gereken bir konu ama öyle şeylere şahit oluyorum ki bir tanesinden bahsetmeden geçemeyeceğim. Çocukluğumdan beri dikkatimi çekmiştir nerede bir inşaat başlasa temel kazılsa orada bir grup öbeklenip manzara izler gibi seyre dalarlar. İnsanlar koştura koştura işe giderken dahi bir an duraksayıp hafriyat yığınlarını, kepçeleri, kamyonları seyrederler. Toprağın kazılıp beton dökülmesinde temel atılmasında veya boru, künk döşenmesinde nasıl bir cezp edicilik olabilir diye hep kendime sormuşumdur. Tabi ben bunu sorarken aynı manzarayı seyredip, buraya ne yapacaklar? Diye soranlar ve onlara tahmin yetiştirenler de hiç boş durmadılar. Ağızları açık aval aval bakarak inşaatı seyretmeye devam ettiler.
Böylesine beyhude bir uğraşla zaman tüketenlerin gayba iman etmiş olan müminler olmaları bana hiç inandırıcı gelmemiştir. İçerisinde yaşadığımız şu Dünya’yı çevreleyen meleklerin ve şeytanların çalışmalarına kafa yormak dururken, bu ne saçma bir çabadır. Yahu arkadaşlar, bir durun düşünün. Durun dediysem metro inşaatı, kanalizasyon çukuru seyretmek için değil. Bir atletin hızlı çıkış yapmak için başlangıç çizgisinde durması gibi durun. Evet, durun ve düşünün. Sayılarını ancak Allah’ın bildiği melekler bizim için temel kazmaya çalışıyor. Dünya’dan Ahirete ulaşan yolda rahat seyahat etmemiz için metro hattı döşüyorlar. Enerjimizde kesinti olmasın diye elektrik hatlarımızı kuvvetlendiriyorlar. Pisliklerden rahat kurtulalım diye kanalizasyon şebekesi açıyorlar. Bizimle ilgili tek çalışan onlar değil elbette başkaları da var. Onlarda yine sayısını bilmediğimiz fakat kalabalık olduklarından haberdar olduğumuz şeytanlar. İşte onlar bizlere tuzaklar kurmak için uğraşıyor. Bizim rahatımız için hazırlanan tesislere sabotaj yapmanın yapılan binaları yıkmanın yollarını araştırıyorlar.
Melekler ve şeytanlar bizim için çalışıyor. Bir taraf hayra bir taraf şerre çaba sarf ediyor. Bunu yaparken de bizim için bizim üzerimizden çatışıyorlar. Bizim bu oyundaki rolümüz ise çatışmada hangi tarafın elini kuvvetlendireceğimize göre değişir. Hangi tarafın şarjörüne bir mermi eklersek öbür tarafın alacağı zayiatta emeğimiz olur. Hangi taraf kazanırsa o taraftan sayılırız. Ya hayrın hizmetçisi olur abad oluruz, ya da şerrin destekçisi olur ziyan oluruz. Bize düşense gayba imanın gereğini yapmak. Boş boş yol inşaatı seyrederek değil dolu dolu bir hayat yaşayarak meleklerin işini kolaylaştırmaktır. Biz hayra çalışınca Allah’da meleklerin sayısını ve kuvvetini arttırarak bize destekçi olacaktır.
İbrahim Zeren
19 Nisan 2008