Zaman bir garip zaman. Adı bile garip artık, modern çağ deniyor içinde yaşadığımız asra. Artık her şey bir garip oluyor bu çağda. İnsanların, binaların, dükkânların, eşyaların isimleri garip. Eğlencelerin, şakaların, yenen yemeklerin, kavgaların, dostlukların, düşmanlıkların isimleri garip. İsimler gibi işlerde değişti artık. Her iş farklı adlandırıldığı gibi farklıda işliyor artık. Etrafımızda gelişen olaylar artık bildik şekilde olmuyor. Teknoloji geliştikçe, bilim ilerledikçe, insanlar düşünce olarak gelişiyor. Hayat her geçen gün daha kolaylaşıyor. Eskiden asansör nadir bulunan kolaylıktı sonraları her yer yürüyen merdivenlerle doldu. Şimdilerde düz yolda dahi yürüyen bantlar var, insanlar birkaç adım daha fazla atıp yorulmasınlar diye. Hayat böylesine kolay olunca bu kolaylıktan nasibini alan sadece günlük hayat olmuyor. İslam’a hizmet söz konusu olunca yine kolaylıklar ön plana çıkıyor. Eskiden tebliğ için diyar diyar gezmek gerekirken şimdi internet var. Çoğu zaman İslam’ı anlatmak için birkaç dakikasını istediğimizde yüzümüze bakmayanların eline bir kitap, broşür tutuşturuyoruz şimdi. Elbette bunların etkisi yüz yüze yapılan tebliğle aynı olmayacaktır. Lakin bazı yerlerde çok işe yarar. İslam hakkında bilgi almaktan utanan, kibirlenip kaçınanlar için büyük kolaylık. Karşına oturup iki çift kelam dinlemeyen adam verdiğin cd’yi alır oturup karşısına dinler. Kim ne kadar etkilenir orasını bilemem. Ne kadar işe yarar bir yüzde hesabı yapamam. En azından yeni bir imkândır.
Benim anlatmak istediğim bu değil aslında. Girizgâhla çokta bağlantılı olmasa da Müslümanlar zamanımızın kolaylıklarında birini fark etmişler. Ve bunu çok iyi değerlendiriyorlar. Avrupa’dan her gün yeni bir haber alıyoruz. Hıristiyanların terk ettikleri cemaatsizlikten kapanan kiliseler satışa çıkarılıyor. İşin güzel yanı o kiliseleri Müslümanlar satın alıyor camiye çeviriyor. Savaşsız kansız Kilisler camiye dönüşüyor. Müslümanlar fethettikleri beldelerde oranın en büyük kiliselerini camiye çevirdiler. Yanlış anlaşılmasın bütün Kilisleri değil sadece birkaç büyük kiliseyi. Geriye kalan kiliselerin açık kalması oralarda ibadet edilmesi engellenmiyordu. Bu bir fetih sembolüydü. Bu belde artık İslâm toprağıdır demekti. Şimdilerde yine Kilisler camiye çevriliyor. Üstelik savaşarak değil parasını verip satın alarak. Hıristiyanların gelen giden olmayınca bakımını yük olarak gördükleri kiliseler. Boş duracağına, vergi, elektrik, bakım masrafı yapacağımıza satalım kurtulalım diye gözden çıkarılan Kilisler. Demek ki Müslümanlar yine fetihler yapıyorlar. Demek ki bu zamanın fetihleri böyle oluyor. Ben bu satırları yazarken başlamadı ama işaretlerden anlaşılıyor yakında ezan sesleri yükselecek Avrupa’da. Cami sayısı artınca elbet bir şekilde devamı daha kolay gelecek. Belli olmaz beklide papazlar Müslümanlar iyi para veriyormuş bizde kiliseyi satıp ufak bir yere geçelim derler. Belki de bu adamlar neye inanıyor acaba diye merak edip araştırır Müslüman olur kendileri Kilisleri camiye çevirirler. İslam hızla yayılıyor yeter ki biz çalışalım. İslam dünyaya hâkim olacaktır bundan eminiz. Bu konuda dert edecek bir şey yok. Bizim bunda emeğimiz olacak mı? Onu dert etmeliyiz.
20 Kasım 2010
-ibrahim zeren-