Zaman ilerledikçe insan hayatını kolaylaştıran cihazların sayısı da artıyor. Etrafımızı çeviren robotlar bedeni yorgunluğumuzu en az seviyeye indirmek için harıl harıl çalışıyor. Maddenin ön plana çıktığı bir yaşamda her şey maddi planda düşünülüyor. Robotların doldurduğu bir kalabalığın ortasında insanlar da robotlaştırılmaya çalışılıyor. Her sorunun kaynağı maddi düşünüldüğü için çözümü de maddi oluyor. Bu girişi yapmamın sebebi elimi yıkamak için aldığım bir sabunun üzerinde okuduğum stres giderici ibaresidir. Okuması kolay iki kelimeydi ama bendeki etkisini anlatmam çok zor olacak. Bütün vücudumu aniden bir anda sıcaklık kapladı. Musluğu açtığımda elime değen suyun serinliği dahi ateşimin azalmasına fayda etmedi. Kesinlikle abartmıyorum eminim ki neden olduğunu öğrenince bana hak vereceksiniz. Bir sabunun üzerinde stres giderici yazdığı devirde yaşamanın birileri için ne kadar acınacak halde olduğunu anlayacaksınız.
Allah son din olarak İslâm’ı ve o dinin Peygamber’i olarak da Efendimiz -aleyhissâlatu vesselam-’ı seçmiştir. Son dinin Son Peygamber’ine son kitap olarak Kuran-ı Kerim’i vermiştir. Kuran müminlerin hayatlarına yol gösterip dünyalarını imar ettiği gibi o imar olmuş hayatı ebediyete taşımanın da kılavuzudur. Manasını okuyup hayatına uygulayanlar, bozuk yaşantılarının şifaya kavuştuğunu müşahede ederler. Kuran-ı Kerim mucizedir. Öyle büyük bir mucizedir ki ister lafzını anlayıp hayatımıza uygulayalım ister lafzını bereket olsun diye okuyalım şifa kaynağımız olur. Kuran inanlar için şifadır. Kuran’dan uzaklaşmış insanlık bunalıma girmeye buhranlar içerisinde boğulmaya mahkûmdur. Hayata maddiyat gözlüğüyle bakıp maneviyatı göz ardı edenlerin sonu elbette kötü olacaktır. İçine düştükleri manevi boşluğu doldurmak için parası, vakti olanlar bir yanlışın yerine başka yanlış koymakla vakit geçireceklerdir. Reiki, yoga, terapi seansları, ruhsal arınma ayinleriyle para ve zaman harcayacaklardır. Maddiyata dayalı hastalıklarını yine maddiyatla tomarla para harcayarak satın aldıkları manevi doping takviyeleriyle tedavi etmekle uğraşacaklardır. Bu saçmalıklar için harcayacak parası olmayanlarda marketten aldıkları stres giderci rahatlatıcı sabun, koku, bitkisel çaylarla maneviyatlarındaki yaraya merhem arayacaklardır.
Kuran-ı Kerim’e hizmet için asırlarca mücadele vermiş bir neslin evlatlarının düştüğü acınacak duruma bakın. Ceddimiz bu topraklarda Kuran’dan kuvvet bulup Dünya’ya hükmetmişken şimdi bu ne bedbahtlıktır?  İlahi kelamı terk edip ona sırt dönmenin cezası elbette bu kadar hafif olmayacaktır. Her sorunun kaynağını maddi görüp elle tutulu çözümler bulmak Müslüman’a yakışır bir hareket midir? Rabbim bizlere şuurlanmak nasip etsin. Tekrar maneviyatımızı kuvvetlendirmek şifanın sabunda değil sabunu elimize aldığımızda besmele çekerek elimizi yıkamakta olduğunu anlamak, elimize değen suyu yaratanı, bize eli vereni tefekür etmenin gönlümüze şifa olacağının idrakine varmak, Müminlere şifa olan Kuran’ın kıymetini anlamak, tekrar doğruyu bulmak nasip etsin. Yoksa bu gidişin sonunu tahmin etmek hiç de zor değil. Allah maneviyatımıza dönmek ecdadın yaptığı gibi hem maddi hem manevi yolda çalışmak iki kanatlı bir kartal gibi yerde ve göklerde yol almak olmak nasip etsin.
04 Mart 2009
ibrahim zeren