Hiç kimse bir diğerinin kullandığı model telefonu kullanmak, bir diğerinin bindiği arabaya binmek ya da giydiği elbiseyi giymek istemiyor. Herkes benimki farklı olsun, ben farklı olayım diyor. İş böyle olunca modacılar, tasarımcılar kişiye özel ürünlerle dolduruyor piyasayı. Parayı veren düdüğü çalıyor. Daha çok para veren daha değişik düdük çalıyor. Sipariş üzerine evler inşa edilip eşyalarla donatılıyor. Daire fiyatına mutfak, apartman fiyatına oturma odası döşeniyor. Dün radyodan televizyona geçmenin lüks olduğu evlerde işci maaşıyla geçinen bir aileyi aylarca idare edecek paraya alınan plazmalar ihtiyaç oldu. Her defasında bir benzeri olmayan hayatlar kuruluyor. Boş vaktimi geçirecek hobi arıyorum diyenler akla hayale gelmeyecek seçeneklerle karşılaşıyorlar. Piyasa arz talep dengesi üzerine kurulu. Kişiye özel tanrı talebine cevap verebilmek için tanrılarda üretiliyor. Adları türleri farklı olan tanrılar. Artık insanlar kendi aralarında arabalarının modellerini, koltuklarının rahatlığını konuşuyor. Cep telefonlarının dijital kameralarının marifetlerini anlatıyorlar. İnsanlar hep daha farklısını istediklerinden üreticilerde hep daha farklısını icat etmenin peşinde koşuyor.
Çok tanrılı dinler ne eski tarihlerde kaldı ne de Hindistan’a sıkıştı. Acaba çok tanrılı dinlerin çıkış sebebi arz talep meselesi olabilir mi? Kitaplarda eski Hindistan’da üçyüzmilyon tanrı olduğu yazıyor. Demek ki o zamanda kimse kimsenin tanrısına tapmak istemiyormuş. Demek ki put imalatçıları isteklere karşılık verebilmek için yeni tanrılar sunuyorlarmış insanlara. Kişiye özel tanrılar tasarlanıp, kişiye özel seçenekler sunuluyormuş. Parası olan bastırıp parayı kendine tanrı alıyormuş. Ancak parası olmayanlar babasından kalan tanrıyla devam ediyormuş herhalde. Bugün ne değişti peki? Artık para elde yontmalı, oymalı, süslemeli tanrılara yatırılmıyor. Artık para sadece internette gezmek için kullanılan çift işlemcili bilgisayarlara, sadece telefon etmek için kullanılan kameralı telefonlara veriliyor. Artık para bu kış ne giyeceğim, o paltoyu geçen kış giymiştim diye yeni kıyafete harcanıyor. Örnek vermek için malzeme çok ama gerek yok. Piyasanın kuralı arz talep ilişkisi. Ne kadar talep o kadar tanrı. Ne kadar arayış o kadar sunuş. Ne kadar istek o kadar israf.
İbrahim Zeren
19 Aralık 2008