Gün geçmiyor ki güzel vatanımızda yeni bir terör örgütü ortaya çıkmasın. Kırk yıldır sinsice gizlenip meşhur dergilerine verdikleri adı hayata geçirerek devlet kademelerine sızıntı yapan Feto en sonunda aleni şekilde deşifre oldu. Devlet yöneticileri adalet ölçüsünden sapmadan devlet bünyesine bulaşan bu pisliği temizlemeye çalışıyorlar. Bunu yaparken sapla samanı birbirine karıştırmadan, kurunun yanında yaşın da yanmaması için uğraşıyorlar. Bu yaptıkları doğru olan fakat bu arada gözden kaçan bir şey var. Örgütün yönetici kadrosu suçlu kabul edilip tespit edilmeye çalışıyor. Peki, tek suçlu sadece yönetici kadrosu mu? Hayır, kesinlikle öyle değil. Biraz daha zaman geçince masum ilan edilecek bir gurup var. Onlar sözde arka planda dönen olaylardan haberi olmayan kesim. Bu kesinlikle doğru değil. Bunu doğru kabul etmek apaçık gerçeği görmemektir.
Hiçbir şeyden haberi olmadığı, kullanıldıkları varsayılan sözde en alt tabaka kesinlikle masum değil. Onlar masum olsaydı yönetici kadro kimi yöneterek planlarını yerine getirdi? Yıllarca yönetici olan kadro o kandırılıp Allah rızası için çalıştığını zanneden kadro arasından çıkmadı mı? Devletin her alanını saran o mikroplar o alt tabakanın yetiştirmesi değil mi? Yıllarca himmet, burs, zekât, kurban diye esnafı sömüren bugün sahip oldukları servetin mimarı o alt tabaka değil mi? Başlarındaki şerefsiz dini tahrif ederken hoca efendi diyorsa bir bildiği vardır diyenler o alt tabaka değil mi? Tesettürlü kızların başları açılırken, Papaya kutsal davanızın hizmetindeyiz denilirken, kendi adamlarını devlet kadrosuna yerleştirmek için sınav soruları çalınırken, vatansever askerler ordudan atılırken, dinler arası diyalog diyerek Peygamberimizin adı bir kenara bırakılırken bunlara ses çıkartmayan o alt tabaka değil miydi? Banka reklamı yapmayacağız diye para toplayıp gazete, televizyon kurup sonra o televizyonda banka reklamı yapıp en sonunda finans kurumunu bankaya çevirip faize caiz denilirken sessiz kalan o alt tabaka değil miydi? Seslerini sadece bankaları kapatılınca kapısında cevşen okuyarak çıkaran o alt tabaka değil miydi? Saymaya kalksam yüzlerce örnek var sözü uzatmanın gereği yok.
Firavun yıllarca ben tanrıyım dedi yüz binlerce halk Firavun diyorsa öyledir dedi itaat etti. Firavun Musa’yı öldürmek için yola çıkıyoruz dedi binlerce asker Firavun diyorsa bir bildiği vardır deyip peşinden gittiler. Sonuç ne oldu? Allah kızıl denizde sadece Firavunu mu boğdu? Elbette hayır. Firavun diyorsa bir bildiği vardır diyenler de onunla beraber boğuldu. Hadi diyelim Firavunun elinde iktidar vardı kendine itaat etmeyeni öldürüyordu oysa Feto’nun peşinden koşanlar bile isteye kendi seçimleriyle onun peşinden gittiler. Firavun da Feto da İslâm’a savaş açmıştı.
Dün Firavun için geçerli olan aynı şey bugün Feto için de geçerli. Bu yapıyı 1994 yılında fark etmiş ve uzak durmak için dikkat etmiş bir kardeşiniz olarak söylüyorum. Feto içerisinde masum yoktur, olamaz. En üst tabakadaki yöneticiden en alt tabakadaki kişiye kadar hepsi suçludur, asidir, haindir, yapılan her kötülüğe ortaktır, günahkârdır. Ceza verilecekse hepsine verilmeli kesinlikle hiç kimse mazur görülmemeli. O yapının içinde olup da benim bir şeyden haberim yoktu diyen yalancıdır. Olan biteni görmüştür görmezden gelmiştir. Ortada Kur’ân-ı Kerim var Hadisler var on dört asırlık İslâm birikimi var. Gözünün önünde olup biteni tartarken terazi olarak Rasulullah -aleyhissâlatu ve selam- yerine Feto’yu aldılar. Öyleyse bunu cezasını da çekmeliler.
İbrahim zeren
18 Ağustos 2016