Ne zaman ki Suriye’de rejim Müslümanlara açıkça zulmetmeye başladı o vakit iç savaş patlak verdi. Türkiye Suriye ile elinden geldiğince ilgilenmek için harekete geçti. Savaştan kaçanlara kucak açtı sınırın öte tarafına imkânları ölçüsünde yardım etti. Üstelik bu yardım sadece yemek ve kıyafetle sınırlı kalmadı. Türkmenlere silah gönderirken mit tırları pensilvanya’dan gelen emirle engellendi.
Şimdi de sınır ötesine operasyon düzenlendi. Yıllardır bizim Suriye’de ne işimiz var diyenler tekrar mırıldanmaya başladı. Mırıldanıyorlar diyorum çünkü malûm ortam nazik halk teyakkuzda bir de üstüne ohâl var. Onun için eskisi gibi salyalar saçarak bağıra bağıra konuşamıyorlar. Dişlerini sıkıp ohâlin bitmesini bekliyorlar. Üstelik Türkiye’nin Suriye’de ne işi var diyenler hemen sınırda Amerika’nın Irakta ne işi var diye sormuyorlar. Onlar ne düşünürlerse düşünsünler daha doğrusu düşünmezlerse düşünmesinler. Ben düşündüğümü söyleyeyim.
Ordumuz Fırat kalkanı operasyonu için Suriye’ye girdiğinde bir gurup Suriyeli mücahit Türk askerinin girişini sevinçle karşılayıp tankların önünde fotoğraf çektirmişti. Yüzlerinde adeta kendisini sokağın bir köşesinde sıkıştırıp dövecek birkaç serseri varken köşeden abisi çıkıp gelen delikanlı havası vardı. Türk askerini görünce abim geldi hepinizi dövecek mutluluğu yüzlerine yansımıştı. Bu mutluluk aynı zamanda biz yalnız değiliz arkamızda Türk kardeşlerimiz var mutluluğuydu. Türk tanklarının önünde fotoğraf çektiren o mücahitlerin kollarında kırmızı ve mavi kolluklar takılıydı. O gün Türkmenler mavi, Araplar kırmızı kolluk takmışlardı. Türk tanklarının önünde fotoğraf çektirenler Türkmenler olunca bunu ırkdaşlığa mâledecek olanlar olur. Oysa o tankların önünde gururla fotoğraf çektirenler Araptı. Belki ırkdaş değillerdi ama dindaşlardı. Türkiye’nin Suriye’de ne işi var diyen şaşkınlar bilmez. Bilmezler ki bizim için dindaş olmadıktan sonra soydaşın bir önemi yoktur. Müslüman olduktan sonra kişinin ırkının bir önemi de yoktur.
Türkiye’nin Suriye’de ne işi var? Türkiye’nin Suriye’de şu işi var. O topraklar yakın zamana kadar bizimdi bir dalavereyle elimizden çıktı. Topraklar elimizden çıktı diye üzerinde yaşayan dindaşlarımızla aramızda ki bağ koptu zannedenler boş hayaller peşindeler. Bizi Allah kardeş yapmış eline kalem alıp harita üzerinde devlet sınırı çizenler kâğıt üzerinde bir sınırla bizi ayıramaz. Sadece araya tel örgü örer hepsi bu kadar. Onlar sınır kapılarına ve o devletlerin başına koydukları kuklalara hükmeder. Asla Müslümanların kalplerine hükmedemezler. Biz Osmanlının bakiyesi Türkiye’yiz bizim Suriye’de çok işimiz var. Üstelik işimiz sadece Suriye’de değil daha birçok yerde işimiz var. Allah’ın izni ile hepsinin sırası gelecek. Bekleyip göreceğiz.
İbrahim Zeren
31 Ağustos 2016