Karabiberliği kaybolmuş bir tuzluk gibiyim,
takımı bozulmuş porselen bir tuzluk.

Dolup dolup boşalıyor içime tuzlar
çok nemlenince içim, tıkanıyor deliklerim.

Yapışıyor içime dökülmüyor tuzlar
her defasında boşaltıp içimi tekrar dolduruyorlar.

Bu kadar karışıklığın içine bir de pirinçler katılıyor
tuzlar, delikler yetmezmiş gibi üstüne pirinçler.

Doldur, boşalt, salla, dökül,
bir şekilde bitiyor ömür.

-ibrahim zeren-