İçinde bulunduğumuz günlerde sürekli şehit haberleri alıyoruz. Üst üste gelen şehit haberlerine bir yenisi daha eklenmesin diye haber bültenlerine bakamaz olduk. Hiç şüphesiz bu durum can sıkıcı, moral bozucu, üzücü, kahredicidir. Lakin her ne olursa olsun asla umudumuz kırıcı, gücümüzü azaltıcı olmasın. Elbette her şehit bizim canımız, evladımız, kardeşimiz. Fakat şunu unutmamalıyız, atalarımız bu toprakları 1071’de şehit olarak kan dökerek aldılar. O gün muzaffer ceddimizin kanlarıyla sulanan bu toprak bu güne o ceddin neslinin kanlarıyla sulanarak geldi. Dün kahraman dedelerimiz şehit oldu bu gün kahraman torunları şehit oluyorlar.
Hayalperest olmanın gereği yok. Bu topraklar değerlidir, her değer gibi bir bedel ister. Madem bu toprakların üzerinde yaşamayı seçtik, bedel ödemek gerektiğinde bedelini ödemeyi de bileceğiz. Üzerinde gezdiğimiz gibi altında da yatacağız. Vatan bizim olduktan sonra ha toprağın üstünde olmuşuz ha altında fark etmez. Biz Müslümanız, vatan uğrunda ölenin şehit olacağına iman etmişiz. Bizim her şehidimiz gururumuzdur. Elbette daha çok gururlanalım diye daha çok şehidimiz olsun diye dua edecek değiliz. Ölenler için dua öldürenler için beddua edeceğiz. Daha çok evladımız, kardeşimiz ölmesin diye elimizden geleni yapacağız. Fakat bir şehid haberi aldığımızda bir kaybımız daha var diye yıkılmayacağız. Aksine göğsümüz önde başımız dik durmasını bileceğiz.
Biz şehitlerin ölmediğine, Rableri katında diri olduklarına, tekrar geri dönüp tekrar şehit olmak arzusunda olduklarına iman ettik. Öyleyse bizim ölen evlatlarımız asla zayiat değildir. Onlar bizim için kayıp değil kazançtır. Şehit olarak Allah katında büyük mertebe kazandıkları gibi bu vatanı koruyacak yiğitlerin varlığını düşmana göstererek bizlerede gurur kazandırmışlardır. Bizim için kesinlikle zayiat yok sadece ve sadece şehadet var. 1071’den beri devam eden ve edecek olan değişmez gerçek budur. Şehitlerimizin şehadetleri mübarek hepimizin başı sağ olsun. Aziz vatanımız var olsun, kahpe düşman kahrolsun.
İbrahim zeren
09 Eylül 2015